Haziran 2017

Ruhsal Üstatlığa Geçiş

Sevgili Varlıklar, Yuvadan Selamlar

Bugün size, sizi uzaktan izleyerek katılıyoruz. Her şeyden önce, yaptığınız işle, bu güzel özgür seçim oyununa getirdiğiniz enerjiyle ne kadar gurur duyduğumuzu söyleyerek söze başlamak istiyoruz. İnsanlar kesinlikle inanılmaz.

Öncelikle çok güzel şeyler başardığınızı bilin. Birçoğunuz bazı detayları çok merak ediyor—ben Dünyada kaç kere bedenlendim? Daha önce neler yaptım? Enerjim şu anda nerede? Sevgili Varlıklar, siz tüm bu bilgilere zaten sahipsiniz. Siz şu anda önemli olan şeysiniz; yaşama bakarak ona ne getirdiğiniz, neyle çalıştığınız önemli ve bu noktada enerjiniz gerçekten hızlanmaya başlıyor. Şu meşhurbitiş çizgisi ile ilgili epey bilgi paylaştık, Dünya gezegeninin zaman çizgisinde kalan son 50 yıl eşiği. Bu, insanlığın sona ereceği anlamına gelmiyor; bunun anlamı, insanların bir şekilde form değiştireceği—hepinizin. Ama siz bunu zaten yapıyordunuz, değil mi? Bir süredir ışık bedene doğru ilerliyor, ruhunuzu ve Dünyayı yükseltiyordunuz. Buradaki meydan okuma, sizin Dünyayı artan bir titreşim olarak ölçmeye çalışmanızdır. Yakın zamanda Schumannrezonansı bile rekor bir yükseliş gerçekleştirdi ve herkes olaylar iyiye gidiyor diye çok sevindi. Ve sonra biz, Dünyanın aslında geçiş yaptığını söyleyerek bir anda bombayı patlattık.

Dünya Gezegeni Geçiş Yapıyor

Biz bunu açıklamak için “ölmek” dâhil birçok kelime kullandık. Dünya gezegeni sizin tabirinizle kesinlikle bir ölüm döngüsündedir ama gerçekte hiçbir şey asla ölmez, Sevgili Varlıklar. Enerji sadece bir formdan diğerine dönüşür. Şu anda Mars’a baktığınızda, onun manyetosferini bir süre önce kaybettiğini görebilirsiniz. Bu, her şeyi belli bir mesafede tutan koruma kalkanıdır ve geçmişte sahip olduğu ozon tabakasının oluşmasını sağlar. Dünya gezegeninin döngüsünün de sona yaklaştığını görmek büyüleyicidir. Bu onun öleceği anlamına gelmez ama onun dönüşüm geçireceği anlamına gelir. Hali hazırda burada olan ışık formlarının çoğunluğu, Dünya ile aynı şekilde dönüşüm geçirmeyebilir.

Mars’a baktığınız zaman, onu yaşamın var olması için en gerekli malzeme olan sudan yoksun, kuru, terk edilmiş bir gezegen olarak düşünürsünüz. Ancak, bu doğru değildir. Siz, Mars’ta geçmişte ve şimdi hala su bulunduğunu ama manyetosferini kaybettiği için, gezegene ulaşangüneş rüzgârlarının gezegenin yüzeyini süpürdüğünü de keşfedeceksiniz. Önümüzdeki yıllarda, evrenle, çevrenizdeki dünyalarla ve insan deneyiminizle ilgili daha çok şey keşfettikçe, çok daha fazla şey öğreneceksiniz. Bunu hayretle izleyin çünkü aslında sırf bu nedenle kendinizi tam bu zamanda buraya yerleştirdiniz. Bunu fark etmeseniz veya kalbinizin derinliklerinde bu çağrıyı duymasanız bile, siz bir geçiş uzmanısınız. İşin doğrusu, buraya gelmek için sırada bekleyen sayısız ruh vardı. Bu hikâyeyi daha önce bir kere anlattık ve anlayabilmeniz için şimdi yeniden paylaşmak istiyoruz.

Atlantis Battıktan Sonra Tüm Ruhların Yaptığı Büyük Toplantı

Sevgili Varlıklar, bildiğiniz gibi bir zaman geldi ve Atlantis battı. Evet, bu gerçekten oldu ve tam bu olaydan sonra, insanlığın Dünya üzerindeki tarihinde, zaman ilk kez durdu. Sonra, bu olayla bir şekilde ilgisi bulunan tüm ruhlar, perdenin öbür tarafında büyük bir toplantı yaptılar. Tartışmalar yürütüldü ve herkes “Biz nerede hata yaptık? Bunu nasıl düzeltebiliriz? Gelecek sefer bunu nasıl değiştirebiliriz?”diye sorular sordu. Evet, Sevgili Varlıklar, her zaman bir gelecek sefer vardır, dolayısıyla bunu asla unutmayın. Bu büyük toplantıda belli kararlar alındı, örneğin Dünya gezegeninin bir kez daha insanların bir fark yaratabilecekleri bir düzeye erişmesi halinde, geçişin düzgün ve rahat bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli bilgiye sahip insanlar gelmeye başlayacaktı. Ve dolayısıyla, bizim Yuva dediğimiz cennette uzun bir kuyruk oluştu. Tüm bu varlıklar bedenlenmek umuduyla sıraya girdiler, “Tam şu anda bir fark yaratabilirim”,“Bunun bana bir çağrı olduğunu biliyorum…” diyerek bir fırsat beklediler. Kalpleri küt küt atarak bu upuzun sırada durdular. Bu bizim için büyüleyiciydi.

Daha sonra, şimdi burada tekrar söylemek istediğimiz bir şey oldu; çünkü Sevgili Varlıklar, anlayacağınız gibi, perdenin öbür tarafında buradaki gibi sizi aşağı çeken egolarınız yoktur. Gerçekte, siz birbirinizi hissedersiniz; birbirinizle tamamen farklı şekillerde ilişki kurarsınız. Aslında Dünyadayken de aynı buradaki gibi birbirinizin bir parçası olmanıza karşın, Dünyadayken bunu hissedemezsiniz. Sonra, ruhların oluşturduğu bu güzel sırada bir şey oldu. Birinci sırada duran kişi dönüp arkasında ikinci sırada duran kişiye baktı ve şunu fark etti: “Biliyor musun, sen benden daha fazla fark yaratma fırsatına sahipsin. Neden sırada benim önüme geçmiyorsun, ben de senin arkana geçerim.” Bundan sonra bir anda sıranın tamamı yeniden düzenlenmeye başladı. Bu şekilde, bu gezegene gelen en yüksek titreşimli varlıklar bir fark yaratmak, enerjiyi yükseltip değiştirmek ve onunla çalışmak için burada olabildiler. Egolar hiçbir şekilde bu işin içine katılmadı. Gayet basit bir şekilde herkes en iyisini istedi ve olaylar bu şekilde gerçekleşti, böylece siz buraya geldiniz.

Bedenlenmeler Başlasın!

Sıranın önüne geçenleriniz, tam bu zamanda burada olmak için özel bir nedenle Dünyaya geldiniz. Onu Yuva haline getirdiniz. Ve şu anda gerçekleşecek olan şey, birçoğunuzun, şu ana kadar hatırlamamış olanlarınızın bile hatırlamaya başlamasıdır. Siz gücünüzü, doğanızı ve yeteneklerinizi hatırlamaya başlayacaksınız. Bunlar, sizin buraya bunun için, bu güzel ışık kutlaması için geldiğinizi kesin bir şekilde anlamanızı sağlayacaktır. Dolayısıyla, haydi bedenlenmeler başlasın. Bir noktada yine aynı titreşim düzeyine gelecekmiş gibi görünse de, titreşim düzeyi eskisini aşmıştır. Bir