Şubat 2026

Tavşan Deliğinden Dışarı Çıkmak

Yuvadan merhaba Sevgili Varlıklar.

Ben Gözlemciyim ve sizi Yuvadan saf bir sevgiyle selamlıyorum. Bugün, insanların çoğunun gerçek önemini kavrayamadığı şu zamanda, sizlere katılıyoruz. Dünya sona ermiyor ama eski dünya sona eriyor. Siz bir çağ değişiminde, büyük bir çarkın döndüğü noktayı deneyimliyorsunuz.

Sizinle insanlığa dair hem çarpıcı hem de cesaretlendirici bir bakış açısını paylaşmak istiyoruz. İnsanlık, evriminde kritik bir noktada bulunuyor. Tam şu anda önünüzde duran olasılıklar, gelecekte uzun bir dönemin rotasını belirleyecek. Yine de size geleceğin tek bir yoldan oluşmadığını hatırlatmak isteriz. Gelecek, bilince yanıt veren bir olasılıklar alanıdır. Ve bilinç de sizsiniz Sevgili Varlıklar.

Bölünme ve Büyük Yanılsama

Sıklıkla tekrar ettiğimiz gibi, insanlık açıkça bölünmüş durumdadır. Biz bunu beşinci boyuttaki yaşama geçişin önündeki en büyük engel olarak görüyoruz. Bölünme sizin gerçek doğanız olmasa da bir alışkanlık haline gelmiştir. İnsanların büyük çoğunluğu buna inanmaya başlayana kadar bölünme desteklenmiş, ödüllendirilmiş ve tekrar edilmiştir. Neden? Çünkü insanların çoğu, bir şeyi ne kadar çok duyarlarsa ona inanma olasılıkları da o kadar artar. Bu şekilde insanlar kolayca bölünebilir.

Hangi tarafta olursanız olun, eğer bir tarafı tutuyorsanız bölünmüşsünüz demektir. Bu kısmen kasıtsız olsa da kısmen de gayet kasıtlıdır. Unutmayın Sevgili Varlıklar, siz ancak bölünmüş durumdayken kontrol edilebilirsiniz. Ne yazık ki insanları kontrol etmek isteyenler büyük ölçüde amaçlarına ulaşmış durumdadır. Bunun nedeni insanların zayıf olması değil, aksine şu anda daha önce hiç olmadığınız kadar empatik olmanızdır.

Sizler tepkisel varlıklar olarak korku enerjisini hisseder ve içgüdüsel olarak sevdiğiniz şeyleri korumaya çalışırsınız. Bu tabii ki yanlış değildir ama korku zayıf bir yol göstericidir. Ve yakın geçmişte korku gereğinden fazla sıklıkta sürücü koltuğuna yerleştirilmiştir.

Doğası Gereği İyiliğe Eğilimli Olmak

İnsanlar birlikteyken her durumda en yüksek iyiliği aramaya eğilimlidir. Bir koşucu yarışta düştüğünde, diğer koşucunun yarışı bırakıp ona yardım etmesinden bunu görebilirsiniz. Ya da iki küçük çocuk oynarken biri ağlamaya başladığında diğerinin hiç tereddütsüz onun yardımına gelmesinden…

Peki o zaman bu kadar bölünme nasıl ortaya çıktı? İnsanlar, onları güvende tutan şeyin birliktelik yerine haklı olmak olduğuna inandıkları zaman bu durum ortaya çıktı. İnsanların kimlikleri bir köprü olmak yerine kale olmaya başladığında bu oldu. O zaman “Seninle aynı fikirde değilim” ifadesi sessizce “Sen benim için tehlikelisin” ifadesine dönüştü. Sizden bu durumu yargılamadan, şefkatle gözlemenizi istiyoruz. Yargılama, bölünmenin başka bir şeklidir.

Cebinizdeki Yükselteç

Sosyal medya insanlarda hem uyanışı hem de bölünmeyi hızlandırmıştır. Bu platformlar özünde kötü olmasa da bunlar ciddi yükselteçlerdir. Sosyal medya algoritmaları sizin duygularınızı kışkırtan, dikkatinizi çeken mesajları yükseltir. Evet, yeni iş modeli budur.

Bu sistemleri inşa edenlerin bakış açısından bunun açıklaması basittir: “Size, sizin ilginizi çekmeyen şeyler göstermek istemiyoruz.” Bu durum kulağa zararsız hatta faydalı gibi gelse de bunun yüzünden birçok insan, şu anda özel düzenlenmiş aynaların içinde yaşıyor. Bu aynalar tekrar ve tekrar onların inançlarını onlara geri yansıtıyor, ta ki aynanın kendisi bir gerçeklik hissine dönüşünceye kadar.

Ancak siz “tavşan deliği” dediğiniz şeylere girdiğiniz zaman, gördüğünüz şey hayatın geniş manzarası değildir. Bunun yerine giderek daralan bir içerik koridoru görürsünüz. Bu koridor sizin tercihlerinizi teyit eder, önyargılarınızı güçlendirir ve kendinden eminliğinizi artırır. Ve bu kendinden eminlik bağımlılığa dönüştüğünde, merak ölür. Merak öldüğünde empati de yok olur ve bölünme ortaya çıkar.

Sosyal medya sadece bilgi vermekle kalmaz, sizin sinir sisteminizin tepkilerini de etkiler. Korku ve aidiyet hislerini destekler. Size bunu sizi korkutmak için değil, sizi özgürleştirmek için söylüyoruz Sevgili Varlıklar. Çünkü algoritmaların arkasındaki niyeti bir kez gördüğünüzde artık bunlar aynı etkiye sahip olamazlar.

Gücünüzü Geri Getiren Şey Yaptığınız Seçimlerdir

Bunun çaresi nedir? Bunun çaresi makineye karşı daha büyük hırsla savaşmak veya kendinizi ya da başkalarını ayıplamak değildir. Çare, yaptığınız seçimlerle kişisel gücünüzü geri kazanmaktır. Korku veya öfkeyle yapılan seçimler, diğer insanların sizin gücünüzü elinizden almalarına yol açar.

Tepki vermeden önce durup düşündüğünüzde, seçim gücünüzü geri alırsınız. Tepki vermeyin, harekete geçin.

“Bu gerçek mi yoksa sadece tanıdık geldiği için mi gerçekmiş gibi hissediyorum?” diye düşündüğünüzde seçim gücünüzü geri alırsınız.

Bir konuşma sırasında kendi inançlarınızı bir kenara bırakıp sadece dinlediğinizde, seçim gücünüzü geri alırsınız.

Birini rakip olarak değil, sizinkinden daha farklı bir geçmişe sahip olan bir ruh olarak gördüğünüzde, seçim gücünüzü geri alırsınız.

Birçoğunuzun bu enerjilerden çok yorulduğunuzu biliyoruz. Bazılarınız, daha önce kolayca taşıdıkları ışığın artık çok ağır geldiğini hissediyor. Size hep söylüyoruz, bu ağırlık sizin başarısız olduğunuzu göstermiyor. Gerçek bir yükü taşıdığınızı gösteriyor. Siz, insanlığın gittiği yöne gidemeyecek olan eski bir yoğunluğu taşıyorsunuz.

Daha Yüksek Bir Uyuma Geçmek

Şimdi bütün sistemin sıfırlanması için harika bir fırsat var, insanlık beşinci boyut frekanslarının daha da içine giriyor. Pratik olarak ifade etmek gerekirse, bu durum fiziksel dünyadan kaçış anlamına gelmiyor. Bu, kalp ve zihnin bütünleşmesidir. Refleksler yerine rezonansla yaşamaktır.

Biz hep kalple zihni dengelemekten söz ederiz. Bir kişi korkuyla tepki verdiğinde, bu çoğunlukla kalbin tepkisidir. Kişi bir inanç veya bilgiden kaynaklanan bir tepki verdiğinde de bu, ister doğru ister yanlış olsun, zihnin tepkisidir. Burada amaç ikisini bir dengeye oturtmaktır ki bir şeyi tezahür ettirmenin anahtarı da budur.

Daha yüksek bir uyumun içindeyken sizin kendinizi güvende hissetmeniz için diğer kişinin haksız olması gerekmez. Kendinizi bütün hissetmek için kazanmaya ihtiyacınız yoktur ki şu anda çoğunuz tam da bunu keşfediyorsunuz. Ayırt etmeyi, özellikle de Kalbinizin Sezgileriyle Ayırt Etmeyi öğreniyorsunuz. Size karşı öfke patlaması ya da umutsuzluk gibi duygusal bir tepki verdirecek şeyler kullanıldığında, bunu nasıl anlayacağınızı öğreniyorsunuz.

Bu tepkiler genellikle “bize karşı onlar” şeklindedir. Kalbinizle ayırt etmeyi öğrendiğiniz zaman, sizi manipüle etmek isteyen insanlar açısından daha zor tahmin edilebilir bir insan olursunuz. Bu, ışığın en büyük zaferlerinden biridir: kancaya takılmamak.

Kalbinizle Ayırt Etmek İçin Basit Bir Alıştırma

Size basit bir alıştırma sunuyoruz, bunu sık sık kullanın:

  1. Durun ve bir elinizi kalbinizin üzerine koyun, sonra kalp atışlarınızın yavaşladığını hayal edin.
  2. Derin nefes alın ve bedeninizin gevşediğini hissedin.
  3. Şunu sorun: “Bundan sonra yapabileceğim en sevgi dolu ve gerçek şey nedir?”
  4. Kalbinizin neye uyumlandığını hissedin. Sonra beyninizin bunu çözüp çözmediğine bakın ve ileri doğru küçük, nazik ve kendinden emin bir adım atın.

Bu alıştırma sizi edilgen hale getirmeyecek, sizi güçlendirecek. Unutmayın, kalbi dışarıda bırakan güç kontroldür. Ama kalbi içine alan güç yaratır.

Bir Umut Mesajı

Gürültüyle gerçeği birbirine karıştırmayın. En yüksek sesler ve en aşırı fikirler her zaman en sık görülenler değildir. Milyonlarca insan şefkat, sezgi gücü ve iş birliğine uyanıyor. Yalnız değilsiniz Sevgili Varlıklar.

Etiketlemek yerine dinlemeyi seçtiğinizde, kırıkları onarırsınız.

Uyuşmazlıklarda nazik olmayı seçtiğinizde, köprü olursunuz.

Fikrin arkasındaki insanı gördüğünüzde, zaman çizgisini değiştirirsiniz.

Gelecek için gerekli olan şey kusursuzluk değil katılımdır.

Bu nedenle şimdi sizden kendinize karşı nazik olmanızı istiyoruz. Sevmekte ateşli olun ve sizi birleştiren şeylere bağlı olun. Sizin kalbiniz çocuksu değildir. Kalbiniz kadim bir zekadır, ondan faydalanın.

Sizin ilerlemenizi şükranla izliyoruz. Birbirinize saygılı davranın, birbirinizi destekleyin ve birlikte iyi bir oyun çıkarın.

Ben Gözlemciyim ve izlemeyi severim.

Espavo.

Telif Hakkı:

Telif Hakkı 2000 – 2026

Bu bilgi dağıtılmak üzere yayımlanmıştır ve tamamı veya bir bölümü serbestçe kullanılabilir. Lütfen www.SteveRother.org sitesini kaynak gösterin.

Işığı yaymaya yardım ettiğiniz için teşekkürler!